ağustos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ağustos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ağustos 2013 Cumartesi

Bugün 17 Ağustos

Üzerinden 14 yıl geçti. Biz sadece bugün hatırlıyoruz olanları, yarın ise her şey bitmiş sanki hiç yaşanmamış gibi devam edeceğiz hayatımıza. Ne doğru düzgün önlem alma var ne de başka bir şey. Haberlerde yaşanan olaylar aksediliyor, ne faydası var bunun. Depremin Allahtan geldiği gerçeği var fakat önem alınmayacak diye bir şey yok, yani olayın Allahtan geldiğine inanıp hiç bir şey yapmadan beklemek diye bir şey yok bence. Bunca yol geçmesine rağmen binlerce ev hala deprem sigortası vs yaptırmamışken hala biz bu olayı anıyor, çok üzüldük naraları atmak bana saçma geliyor.

Biraz o zamann ki olaydan bahsedeyim isterseniz; 17 Ağustos 1999 yılında ben daha 15 -16 yaşındaydım. Gece olay gerçekeştikten sonra dışarısı mahşer yeri gibi bir kalabalık, herkes sokaklarda neler olduğunu anlamaya çalışan insanlar. Çok korkunç bir olay ve bizim başımızda panik atağı olan teyzem. O geceyi dışarıda geçirdik herkes gibi, tabi sabah işe gidecek insanlar var hayat devam ediyor. O arada ne yapacağını şaşıran insanlar deniz kenarlarına gitmeyi tercih etti bence o büyük bir hataydı(o zamanlar bunu düşünemiyordum) çünkü artcı şoklar devam etse ve ardından yine büyük bir deprem olsa insanların sular altında kalması içten bile değildi. Biz dışarıda beklerken yanımıza bir araç yaklaştı ve bize neden dışarıda olduğumuzu sordu, biz adam böyle sorunca şaşırdık. Babam; "- Çok büyük deprem oldu hemşerim sen neden bahsediyosun" gibisinden çıkıştı, adam arabada olduğu için olayı anlayamamış olabilirdi. Ve olaydan sonraki ilk sabah namazı; o sabah namazında bomboş olan cami o gece bayram namazı gibi hınca hınç doluydu. Şu an düşünüyorum işte bu olay Allah'ın sopasıydı. Gündüz oldu biz olayların bizim anladığımızdan daha vahim olduğunu anladık. Televizyonlardan neler olduğunu görünce çok şaşırdık. Koskoca binalar kağıt gibi olduğu yere göçmüş tabi olaylar sonra izah edildi, depremden önce o zaman meşhur olan Veli Göçer'in sattığı evlerin, deprem olduktan sonra yürürlüğe giren deprem yönetmeliğiyle alakasız bir şekilde yapılmış.

Bir seneyi daha böyle geçireceğiz, dediğim gibi yarın her şey unutulup hayatımıza kaldığımız yerden devam edeceğiz. O depremde yakınlarını kaybedenler ise o gececi hiç bir zaman unutmayacaklar, ateş düştüğü yeri yakıyor maalesef. Seneye bu konuyla ilgili yazımı tekrar okursunuz çünkü çok unutkan bir milletiz. İnşallah başımıza böyle büyük bir fekaket gelmez ve sadece yılda bir kez andığımız bir gün olmaz.

12 Ağustos 2013 Pazartesi

Didier Farkı...



Böyle bir top oynama şekli yok. Rakip takım 10 kişi, golü atmışsın ama golü attıktan sonra mahkum oynuyorsun. 
Böyle büyük takım olunmaz. son dakikalarda bildiğin çirkeflik yaptık, dan dun oynadık, maçı bitirmeye oynadık. Kazara bir gol yeseydik sorumlusu kim olacaktı? Drogba gol atınca sevinmedim zaten gol olduktan sonra çok rezil bir oyun izledik golden sonra Fenerbahçe tek kaleye çevirdi oyunu kalede Muslera olmasa uzatmalarda kupayı verebilirdik. Uzatmalarda çok net 3 pozisyona girdi Fenerbahçe ve bunun 2'sini Muslera çıkarttı. Attığı golün üstüne yatma işini bir zamanlar Lucescu yapıyordu, bir gol atıp üzerine yatmaya çalışıyordu. Ben böyle bir takım izlemek istemiyorum şahsen, takım tamamen dengesiz oyun oynuyor. 

Golden önce ve golden sonra olarak iki takım izledik. Golden önce tam bir hücum futbolu sağlı sollu ataklar ve tabiki Fenerbahçe balı. Eger birazda bizim şansımız olsaydı ilk 20 - 25 dakikada maçı 3-0 yapabilirdik ne yazık ki 90 dakikayı 0 - 0 bitirdik. Uzatmalarda ise baskımız devam etti, zaten Fenerbahçe de maçın penaltılara gitmesini isityordu fazla Galatasarayın üzerine gelmiyordu. Ersun Yanal ise tarihi bir hata yapıp baroniyi çıkarınca orta saha tamamen Galatasarayın hakimiyetine geçti. Sonunda Drogbaya adam gibi bir top geldi ve topu yere çaktı ve gol oldu.

Golden sonra ise; Fenerbahçe pabucun pahalı olduğunu anladı ve yüklenmeye başladı. Takım 10 kişi olmasına rağmen yüksek toplarla ve Galatasaray'ın yardımıyla uzatların son 20 dakikası hakim oldu. Mert'in kalesinde devleştiğini sanan herkes asıl dev kedinin hangi kalede olduğunu anladı. Muslera dünyaları kurtardı, Mert gibi üzerine gelen topları değil, sağa sola giden tüm topları çıkarttı. 

Selçuk, Hamit, Abramad rezillik abidesiydi. Hamit'in bence artık bu takımda yeri yok, çok istikrarsız bir oyuncu zaten kardeşinin de nerede olduğu belli değil, Mou o yüzden bu adamı elinde tutmayıp gönderdi Mesut gibi çıkacak sandı ama gerçek öyle değildi

Selçuk gördüğüm en kötü oyunu oynadı ne bir pas ne bir şut istediği gibi olmadı sanki oynamak istemiyor gibiydi. sneijder takıma acayip ısınmış gördüm, tüm paslar yerinde ve takımı rahatlatacak şekildeydi. Drogba ise uzatmalarda çok yoruldu çıkması lazımdı ama oyunda tuttular.