28 Haziran 2013 Cuma

Askerlik anılarım bölüm 4



Artık eğitim birliğini bitirdik. Usta birliğine gitmek için bulunduğum Alaya araçlar geldi ve benim ile aynı yere gidecek devrelerim hep beraber araca bindik. Benim usta birliğim İzmir İl Jandarma Komutanlığıydı. Normalde kadro birliği İl Jandarma olanlar, o ilin ilçelerine dağılır, biz ise İl Jandarma Komutanlığında kalan şanslı askerlerden olduk. İl Jandarma kalmak için biraz daha aklı başında asker olmak gerekiyor çünkü o ildeki tüm jandarma birlikleri bu alaya bağlı, jandarmayla ilgili tüm işler bu Komutanlıkta oluyor. Kadro birliğime ilk gittiğimizde atış atmadığımız için nöbet yazmadılar yani acemi birliğinde atış atıyorsunuz ama kadro birliğinde size yeni silah veriyorlar, o silahin sizin için sıfırlanması gerekiyor o yüzden kadro birliğinde bir daha atış atmaya gidiyoruz, atış atmaya gidiyoruz dediğim olay kadro birliğine gittikten 15 gün sonra oluyor. 15 gün boyunca nöbet yok ama iş var, bize alayın içinde herhangi bir iş vermedikleri için angarya işleri yapmak zorunda kaldık 15 gün boyunca. 15 günün sonunda atış attık ve nöbet tutmalar başladı. Ama beni koğuşcu yaptıkları için bana yine nöbet yok. Koğuşculuk güzel iş ama zaman geçmiyor.


Koğuşçuluğu anlatayım; koğuşcular iki kişi oluyor biri gececi, biri gündüzcü. Askerlikteki en güzel iş gece koğuşçuluğu, herkes yatarken sen ayaktasın, herkes ayaktayken sen yatıyorsun. Gece ayakta olduğun için gece nöbeti olan askerleri nöbete yarım saat önce kaldırıyorsunki asker nöbete hazırlık yapsın diye, gececi koğuşcunun işi bu şekilde. Gündüz koğuşçusuna işi devrettikten sonra istirahatli sayılıyorsun ve gündüz yatıyorsun sana kimse karışamıyor, bölük astsubayı bile

Gündüz koğuşculuğunda ise bir sandalye ve masa oluyor sürekli koğuş bölgesinde oturuyorsun ve gündüz yatmak için gelen askerleri yatırmıyorsun. Özellikle en alt devreler yatmak istiyor onları yatırmayacaksın ama en üst devreye serbest onlar yatabilir, çünkü adam 350 gün askerlik yapmış, ben mi yatayım arkadaş, o adam yatacak tabiki

İşte koğuşculuk böyle bir şey; bu arada içtima falan oluyor koğuşcular katılmıyor, bu büyük bir nimet.

Belli bir süre koğuşculuk yaptım daha sonra beni kantine almaya çalıştılar işletme mezunu olduğum için, ben kabul etmedim tabiki çünkü veresiye yazdıran çok oluyor ve komutanları kovalamak zorunda kalıyorsun, zor iş yani. Birde kantin açılış saatleri dışında kantin açtırmak isteyenler oluyor, insanlarla tartışmak zorunda kalıyorsun.

Ben kantinciliği bir gün yaptım. Komutana bu işi yapamayacağımı söyledim, insanlarla kavga edebileceğimi söyledim hır gür çıkartırım dedim. Daha sonra komutan beni bu görevden aldı ve beni askerliğim bitene kadar  işim olacak nöbet er'liğine verdi.

Nöbet Erliği; günde 8 saat nöbetin oluyor, başka iş yok. Nöbetler şu şekilde

Sabah 09:00-12:00 nöbeti
Öğle yemeği 12:00
12:00'den 15:00'e kadar istirahat
Öğlenden sonra 15:00-18:00 nöbeti
Akşam içtiması 18:00
Akşam içtimasından sonra Akşam yemeği
Gece saat 02:00-04:00 nöbeti
Sabah kalk 06:30

Her gün aynı şekilde devam ettim. Şafağım attıkca sabah kalk saatim 7:30, 08:00'e kadar uzadı ve gece nöbetinden düştüm sadece saat 18:00'e kadar nöbet tutuyordum geri kalan zamanda yatıyordum. Son günlerde iyice memur gibi olmaya başladım. Son 10 gün kala iyice rahatlıyorsunuz, size kimse karışmıyor nöbet daha az yazılmaya başlıyor. Son 3 günde ise teskere çarşısı, teskere muaynesi adı altında sizi dışarı salıyorlar, gezip geliyorsunuz. Askerlik dediğimiz olay bu şekilde ilerliyor.

Evet arkadaşlar ben genel anlamda olayları anlatmaya çalıştım. Fakat ben ne kadar yazsam da herkesin askerliği farklı oluyor. Bu yazısı dizisi size ön bir bilgi olsun, sizin askerliğiniz daha rahat veya daha zor geçebilir, askerlik yaptığınız yer ve komutan çok büyük etken oluyor askerde.

Şimdiden askere gidecek olan arkadaşlara Hayırlı teskereler. Kazasız belasız bitirmeniz dileğiyle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder